30 Haziran 2012 Cumartesi

Ağacım

Küçükken bir ağacım vardı. Ben dikmemişti ama, yabancı bir ülkeye ağlayarak gelince ilk o arkadaşım olmuştu haliyle. Binanın son katındaydı anneannemin dairesi. Balkon arka tarafta kalıyordu, ağacım da tam olarak oradaydı. Resmen altı katlı bina kadar uzundu. Rüzgar yapraklarını nasılda savururdu. Küçükken rüzgara "Lütfen, ona nazik davran."diye yalvarırdım. Tek arkadaşım, sırdaşım, dert ortağım, eğlencem idi. Kimsem yoktu. Anne baba, akşamları çalıştığı için sabahları da uyurdu. Bazen eve bile gelmezlerdi. Yer yoktu, aslında teyzem istemezdi işte. Bana nasıl katlanıyordu acaba. Çocuklarının katlanamadığı kesindi zaten ya. Çirkinlikleri bırakalım. Ben sadece ağacımı özledim. Yine o zamanki gibi yalnız hissediyorum kendimi. Sanki o küçük çaresiz çocuğa döndüm yine. Ama şimdi o eve gitsem de, artık arkadaşım orada değil. Bu zamana kadar bana onu unutturanlar da.
Telefonun rehberinde üç beş isim var elbette, ama onlara ne anlatacağım ki? Kendimi en başından tanıtmak istemiyorum. Sadece ağlamak istiyorum, ama onu bile rahatça yapamıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder